Fen Edebiyat Fakültesi

FAS

Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerle ilgili araştırma başladı

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Güray Kırdar’ın yürütücüsü olduğu “Türkiye’deki Suriyeli Göçmenlerin Eğitim, İşgücü Piyasası, Demografi ve Sağlık Çıktılarının Bir Analizi” başlıklı araştırma başladı. Türkiye’de yaşayan Suriyeli göçmenleri temsil etme özelliği olan bir örneklemi kullanarak gerçekleştirilecek ve Suriyeli göçmenlerin ekonomi, eğitim, sağlık ve nüfus durumları hakkında çok boyutlu sorular yöneltecek projenin iki yıl sürmesi planlanıyor.

Prof. Dr. Murat Güray Kırdar’ın yürütücüsü olduğu projede; eğitim, ekonomi, sağlık gibi birçok alanda Suriyeli mültecilere yönelik detaylı bir analiz yapılacak. Analiz için hem Türkiye’deki yerel halk hem de Suriyeli mültecilere dair örneklem barındıran Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’nün her beş yılda bir yaptığı Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’nın (TNSA) 2018 yılı verileri kullanılacak. Bu verilerin Suriyeliler ile Türkiye’deki yerel halkın bir karşılaştırmasını yapma olanağı sağladığını ifade eden Prof. Dr.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Boğaziçili bilim insanı karaciğer-dostu ilaçlar için araştırmalara başladı

Bu yıl TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı 2247-A Ulusal Lider Araştırmacılar Programına, Boğaziçi Üniversitesi’nden seçilen üç genç bilim insanından biri de kimya bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş oldu. Biyoinorganik kimya alanında çalışmalarını sürdüren bilim insanı, TÜBİTAK’tan 750 bin TL destek sağlanan projesiyle, karaciğere zarar veren ilaçların etkilerini anlayarak, bu organı daha iyi koruyan yeni ilaçların geliştirmesinde kullanılacak yeni bir test platformu için çalışacak. Bu sayede kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan birtakım güçlü ilaçların, karaciğer dostu hale gelmesi sağlanabilecek.

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı 2247-A Ulusal Lider Araştırmacılar Programı kapsamında bu yıl Boğaziçi Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş, Dr. Öğr. Üyesi Sema Dumanlı Oktar ve Dr. Öğr. Üyesi Nazan İleri Ercan seçildi. Bu kapsamda bilim insanlarına çalışmaları için maddi destek sağlanırken, projelere dahil olan doktora öğrencilerine de burs desteği verilecek.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Sosyal Bilimler Alanında TÜBİTAK Teşvik Ödülü Dr. Gaye Soley’e (*)

TÜBİTAK'ın bilimsel ve teknolojik alanlarda araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek; bilim insanlarının, araştırmacıların yetiştirilmesi ve geliştirilmesi için olanaklar sağlamak amacıyla verdiği "TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri’’ kapsamında Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Gaye Soley "Gelişim psikolojisi alanında algısal ve sosyal-bilişsel gelişim konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları" nedeniyle sosyal bilimler alanında 2020 TÜBİTAK Teşvik Ödülü'ne layık görülmüştü. ‘’11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’’ vesilesiyle TÜBİTAK Bilim ve Teknik dergisinin Şubat 2021 sayısında Dr. Özlem Ak tarafından TÜBİTAK Teşvik Ödülü sahibi Dr. Gaye Soley ile yapılan söyleşiyi Boğaziçi'nde Bilim okurlarına sunuyoruz (*)

Doktorada müzik algısının gelişimi üzerine çalışmalar yapan Dr. Gaye Soley'in hayatında müzik hep yer almış. İlkokuldan itibaren yarı zamanlı olarak konservatuvara devam etmiş ve piyano eğitimi almış. Cağaloğlu Anadolu Lisesinden mezun olduktan sonra girdiği Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümünde öğrenciyken de piyona eğitimini sürdürmüş. Hayatından çıkarmadığı müzik kendisinin araştırma alanını da şekillendirmiş.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Boğaziçi’nde başlayan araştırma tarımı sentetik azotlu gübrelerden kurtarmayı hedefliyor

Günümüzde tarım tamamen sentetik azotlu gübrelerle gerçekleştiriliyor ve azotlu gübreler kömür, petrol, doğalgaz gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarıyla üretiliyor. Bu enerji kaynaklarının ise önümüzdeki 150 yıl içinde tükenecekleri tahmin ediliyor. Ayrıca azotlu gübrelerin toprağa ve su ekosistemine zarar verdikleri, sera etkisine (küresel ısınma) yol açtıkları biliniyor. Bazı bitkilerde kısıtlı şekilde gerçekleşen simbiyotik azot fiksasyonu ise azotlu gübrelere doğal alternatif olarak görülüyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan ve TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenecek proje, doğal azot fiksasyonunun genetik mekanizmasını anlamak için yenilikçi bir araştırmaya imza atacak. Proje kapsamında Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden Dr. Igor Kryvoruchko ve ekibi, baklagillerde simbiyotik azot fiksasyonuna dahil olan alternatif proteinlerin moleküler analizini gerçekleştirecek. Bu araştırmadan elde edilecek bilgilerle gelecekte tarımı sentetik azot gübrelerinden kurtarmak ve yeni azot fiksasyonlu hububatlar üretmek mümkün hale gelecek.

Baklagillerde azot fiksasyonu, rhizobia adı verilen ve baklagillerin kök nodüllerinde yaşayan bakterilerle kurulan simbiyotik bir ilişki sonucunda meydana geliyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan “Model Baklagil Medicago truncatula'sında Simbiyotik Azot Fiksasyonunda Yer Alan Alternatif Açık Okuma Pencerelerinin (AltORF) Fonksiyonel Analizi” başlıklı proje, baklagillerde gerçekleşen bu sürecin genetik alt yapısında rol oynayan alternatif proteinlere (altProts) odaklanacak.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Matematik Bölümünden klasik probleme modern yaklaşım

TÜBİTAK tarafından sağlanan Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programına (1001) geçtiğimiz yıl seçilen projelerden biri Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Olcay Coşkun’un projesi oldu. 3 yıl boyunca desteklenmeye hak kazanan projenin yürütücüsü Prof. Dr. Coşkun, klasik bir teori olarak kabul edilen “grup teorisi”ne daha modern bir yaklaşım olan “kategori teorisi” kullanarak yaklaşacağını belirtiyor. Amaç ise bu alanda ortaya çıkabilecek bazı problemlere yönelik bir araç elde edebilmek.

“Matematiğin kendine özgü bir dili var ve bu dili bilmeden onu anlamaya ya da konuşmaya çalışmak çok zor,” ifadeleriyle matematik alanında yürütülen çalışmaları akademi dışına aktarmanın zorluğuna dikkat çeken Prof. Dr. Olcay Coşkun’a TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan projesini sorduk ve matematiğin dünyasına olabildiğince girmeye çalışarak projesini aktarmaya çalıştık.

Grup teorisi ve grup temsili teorisi bize neler söylüyor?

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Dr. Öğr. Üyesi Gaye Soley’e 2020 TÜBİTAK Teşvik Ödülü

Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gaye Soley, “Gelişim psikolojisi alanında algısal ve sosyal-bilişsel gelişim konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları” nedeniyle sosyal bilimler alanında 2020 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görüldü.

TÜBİTAK’ın bilimsel ve teknolojik alanlarda araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek, bilim insanlarının, araştırıcıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmeleri için imkân sağlamak amacıyla verdiği “TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri” 5 Kasım 2020 tarihinde açıklandı.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Eğitim düzeyinin bireylerin evlenme davranışlarında nasıl bir rolü var?

Evlilik ve/veya çocuk sahibi olmak gibi yaşamsal kararların eğitim düzeyi ve sosyo-ekonomik profil ile yakından ilişkili olduğu bir gerçek. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. öğretim üyesi Taylan Acar Türkiye'de kadınlar ve erkekler ve çiftlerin ortak eğitim durumlarının evlenme davranışlarına olan etkisini araştırdı. Araştırma verilerini yorumlayan Acar, ‘’Üniversite mezunu bir kadının artık kendisine “Çalışma’’, ‘’Arkadaşlarınla görüşme” “Benden habersiz dışarı çıkma” “Bana 3 çocuk doğur” diyecek bir erkekle evlenmesi zor’’ diyor.

Son yıllardaki değişimlerden yola çıkan Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. öğretim üyesi Taylan Acar, üniversite mezunu kadınların, eğitim düzeyi daha düşük olan hemcinslerine göre daha ileri yaşta evlendiklerine dikkat çekti. Araştırmada sadece kadınların evlenme davranışlarına odaklandığını belirten Taylan Acar, insanların çoğunlukla kendisi gibi bireylerle evlendiğini, eğitim düzeyinin evlilik kararında önemli bir rol oynadığını ifade etti.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Sıçanların ve robotların karşılıklı öğrenmesine dair Boğaziçi’nden yeni araştırma

Günümüzde sinirbilim, robotik, yapay zekâ ve bilişsel bilimin kesişiminde heyecan verici çalışmalar yapılıyor. Buna karşın, görsel veri işlemlemesinden, mekânsal öğrenmeye kadar belirli hayvanların çok başarılı olduğu; ancak robotik ve yapay zekâ alanında henüz aynı performansın yakalanamadığı birçok bilişsel yeti var. Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan ve iki yıl sürecek araştırma, robot ve deney hayvanının birbiriyle etkileşime geçtiği bir karşılıklı öğrenme modeli geliştirmeyi hedefliyor. Proje, psikolojideki öğrenme literatürüne önemli bir katkı sunarak çeşitli makine öğrenmesi algoritmalarının sınanması için yeni bir platform oluşturacak.

Proje kapsamında Boğaziçi Üniversitesi Bilişsel Bilim Yüksek Lisans öğrencisi Oğuzcan Nas, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Güneş Ünal ve Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden robotik uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emre Uğur danışmanlığında araştırmalarını sürdürüyor. Projenin başlangıcını ve hedeflerini Dr. Öğr. Üyesi Güneş Ünal ve Oğuzcan Nas ile konuştuk.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

CERN araştırmacısı Dr. Bora Akgün Boğaziçi'nde yeni laboratuvar açıyor

Boğaziçi Üniversitesi TÜBİTAK desteğiyle CERN çalışmalarını hızlandırıyor. Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Mezunu Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN) Araştırmacısı Dr. Bora Akgün, Boğaziçi Üniversitesi'nde yeni bir laboratuvar kurmaya hazırlanıyor. CERN ortaklığı ve TÜBİTAK'ın finansal desteğiyle açılacak laboratuvarda CERN'ün Büyük Hadron Çarpıtıcısı deneylerinde kullanılan elektronik cihazların geliştirilmesi için çalışılacak. Ancak Dr. Akgün'ün önünde bir engel var: Koronavirüs salgını.
Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Hayali arkadaşlar yüksek bilişsel beceri ve yaratıcılığın ürünü

Hayali arkadaş kavramı, çoğu yetişkin tarafından bir sorun olarak görünse de, çalışmalarını bu alanda yoğunlaştıran Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Tahiroğlu, çocukların hayali arkadaşlar yaratmasının bilişsel gelişimleri için yararlı olabileceğini vurguluyor. Daha önce 3-5 yaş arası çocuklarla çalışan ve şu anda da hem 3-6 hem de 8-15 yaş grubuyla ve çocukluklarında hayali arkadaşları olduğunu ifade eden yetişkinlerle projelerine devam eden Tahiroğlu’nun çalışmaları, Batı literatüründe çok sayıda örneği görülen ancak Türkiye’de sınırlı bir çalışma alanı olarak kalmış hayali oyunlar ve arkadaşlar konusunu anlamaya yönelik önemli sonuçlar sunuyor.

Çocukların hayali oyunlar ya da arkadaşlar üretmesinin yüksek bir bilişsel beceri ve yaratıcılık gerektirdiğini vurgulayan Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Tahiroğlu, “Hayali arkadaşı olan çocukların sosyal ve bilişsel birçok alanda iyi olmasına şaşırmıyorum, çünkü aslında bir şeyin gerçeği varken onu farklı bir şekilde hayal etmek yüksek bilişsel beceri ve hayal gücü gerektiren bir süreç.

Fen Edebiyat Fakültesi
Share

Pages